Bir eseri müellifinden, eseri ortaya getiren kişiden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Neticede her edebî eser yazarından mutlaka bir şeyler taşır. Mühim olan bunun derecesini belirlemektir.

Bir edebî esere yazarın hayatının aynasıdır demek çok doğru olmaz. Çünkü birebir yazarın hayatının kopyası olursa bu bir roman, hikâye gibi kurgusal metin değil, anı, biyografi gibi gerçeği yansıtan bir öğretici metin olur.

Roman, hikâye gibi metinler kurgusal metinlerdir. Yani bahsettiği olaydan tutun da olayları yaşayan kahramanlara kadar hepsi kurgusaldır. Yazarın yaşamı da esere bu noktada yansır. Gerçek hayattan aldıklarını kendi hayal dünyasında, kendi imgeleriyle süsleyerek, değişterek esere yansıtır.

Demek ki her eser yazarından mutlaka izler taşır. Ancak bunun derecesi önemlidir. Ne yazarın hayatının birebir kopyasıdır ne de onun hayatından tamamen bağımsızdır.

Kaan Hoca tarafından yayınlandı

Ankara'da edebiyat öğretmeni olarak görev yapan yazar, evli ve hiç çocuk babasıdır.

Sohbete katılın

1 yorum

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir